Davalı asile (tutuklu ve hükümlü) tebliğine dair tebliğ mazbatasında memurun adı soyadı ve imzası bulunmadığından kararın davalıya tebliği usulsüz olduğu hakkında Yargıtay Kararı

YARGITAY 2. Hukuk Dairesi

Esas: 2019/ 5204 Karar: 2019 / 12819 Karar Tarihi: 26.12.2019

ÖZET: Tebligat Kanununun 19. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 28. maddesinde, tutuklu ve hükümlülere tebligatın yapılmasını bu kişilerin bulunduğu kurum müdürünün, müdür yoksa orayı idare eden memurun temin edeceği düzenlenmiştir. Tebligat Kanununun 23/9. maddesinde tebliğ mazbatasının tebliğ evrakı kime verilmişse onun imzası ile tebliğ memurunun adı, soyadı ve imzasını ihtiva etmesi gerektiği düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesi kararının davalı asile tebliğine dair tebliğ mazbatasında memurun adı, soyadı ve imzası bulunmadığından, kararın davalıya tebliği usulsüzdür. Bu itibarla, davalının istinaf talebinin süresi içinde yapılmadığından bahisle, usulden reddi yerinde olmayıp davalının istinaf başvurusunun incelenmek üzere bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerektirmiştir. Yukarıda gösterilen sebeplerle, bölge adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA karar verilmiştir.

(7201 S. K. m. 19, 23) (Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m. 28)

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı davalı erkek tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, bölge adliye mahkemesince erkeğin istinaf başvurusunun iki haftalık kanuni istinaf başvuru süresi içinde yapılmadığından bahisle, reddine karar verilmiş, hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davalı erkek vekilinin 29/05/2018 havale tarihli dilekçe ile istinaf talebinde bulunduğu ve istinaf harçlarını 30/05/2018 tarihinde yatırdığı; bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının tutuklu olan ve o dönemde vekili bulunmayan davalı asile 14/05/2018 tarihinde tebliğ edildiği ve istinaf başvurusunun son gününün 28/05/2019 günü olduğundan bahisle, başvurunun usulden reddedildiği anlaşılmıştır.

Tebligat Kanununun 19. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 28. maddesinde, tutuklu ve hükümlülere tebligatın yapılmasını bu kişilerin bulunduğu kurum müdürünün, müdür yoksa orayı idare eden memurun temin edeceği düzenlenmiştir. Tebligat Kanununun 23/9. maddesinde tebliğ mazbatasının tebliğ evrakı kime verilmişse onun imzası ile tebliğ memurunun adı, soyadı ve imzasını ihtiva etmesi gerektiği düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesi kararının davalı asile tebliğine dair tebliğ mazbatasında memurun adı, soyadı ve imzası bulunmadığından, kararın davalıya tebliği usulsüzdür. Bu itibarla, davalının istinaf talebinin süresi içinde yapılmadığından bahisle, usulden reddi yerinde olmayıp davalının istinaf başvurusunun incelenmek üzere bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerektirmiştir.

Sonuç: Yukarıda gösterilen sebeplerle, bölge adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliği ile karar verildi. 26.12.2019

Bir cevap yazın